Değerli kanser hastaları ve yakınları, tüm kanser hastaları için ışık olabilecek, hastalığın ilerleyişini durdurabilecek bir konuyu paylaşıyorum. ÇOK ÖNEMLI!!!

Lütfen sonuna kadar okuyun.

 

Ben, bir psikologum ve birçok kanser hastasının terapi sürecinde bulundum. Bu süreçte kanser biyolojisi ile ilgili önemli bir başlık dikkatimi çekti. Morfolojik bozukluklar gibi başka karakteristikleri de bulunmakla birlikte kanserli hücrelerin ana karakteristiği kontrolsüz ve aşırı üremeleridir. Yani, bir böbrek veya akciğer hücresi normal işini bırakıp neredeyse sadece ürüyor. Peki ama neden kanserli hücreler, üreme çok maliyetli bir süreçken, bütün enerjilerini üremeye veriyorlar?

 

Bunun çok basit bir açıklaması olabilir. Kendini tehlikede hisseden bütün canlılarda üreme açık bir şekilde artar. Bir ağacın, bir dalını kestiğinizde aynı yerden bir değil birçok filiz fışkırıyor. Sert geçen bir kıştan sonra, tüm ağaçlar daha yaprak açmadan çiçek açarlar (çiçek ağacın üreme fonksiyonudur). Yine kendini tehlikede hisseden insan toplulukları, özellikle savaş dönemlerinde daha fazla üremeye meyilli olurlar.

 

Buraya kadar konu sanırım anlaşıldı. Yani, kanserli hücreler, bir hastalıktan dolayı değil kendilerini tehlikede hissettiklerinden dolayı üreme moduna geçiyor olabilirler. Peki ama hücreler kendilerini neden tehlike altında hissediyor ve üreme moduna geçiyorlar? Herkesin bildiği sebeplerin başında sigara, hava kirliliği, beslenme bozuklukları vb. geliyor. Benim bunlara ilave olarak ve daha önemli olabileceğini düşündüğüm başka ve daha büyük bir tehlike var: Deri Yüzey Yağları.

 

Deri Yüzey Yağları (Lipider):  cilt yüzeyinde ince bir film tabakası şeklinde olup deriyi ve vücudu mantarlara, yabancı maddelere ve özellikle kimyasal maddelere karşı korur, elmanın üzerindeki sis tabakasına benzetebiliriz. Maalesef aşırı terleme, sık yıkanma, aşırı stres, bol sabun kullanma ve sık çamaşır değiştirme Lipideri ciddi ölçüde yıpratmakta, bozmakta hatta yok etmektedir.

 Lipider, vücudumuzun kapısı gibidir, yok olmasıyla vücudumuz bütün kapıları açık bir saraya döner. Artık saraydaki her oda tehlikededir. Dolayısıyla, vücudumuzun herhangi bir odasında, sözgelimi akciğer hücresi, ilk tehlikede tıpkı ilkbaharda çiçek açan ağaçlar gibi üreme moduna geçer ve kanser oluşur.

Peki, çözüm ne olabilir?

Bir hekim arkadaşımın "Neden olmasın? Herhangi bir zararı yok." diyerek onayladığı şöyle bir çözüm var. Piyasada satılan, cilt Lipider tabakası oluşumunu hızlandıran veya doğrudan bu görevi yapan kremler var. Reklam olmaması için isim yazmıyorum. Doktorunuzun ve/veya eczacınızın tavsiyesiyle bu kremlerden tedavinize ilave olarak kullanabilirsiniz. Bu kremler sizi iyileştirir gibi ciddi bir iddiada bulunamam. Ama düşüncemiz doğruysa kesinlikle kanserli hücrelerin üremesini durduracaktır, denemeye değer diye düşünüyorum.

 Krem  Uygulaması, sadece kanserli bölgeye değil tüm vücuda yapılmalıdır. Her çamaşır değişimi ve banyodan sonra haftada en az birkez uygulanmalı, ayrıca el, ayak, yüz ve çok terleyen koltukaltı , cinsel bölgelere günde 1 kez yatmadan önce uygulamalıdır.

Uygulama süresi ve İyileşme Beklentisi: Minimum 3-6 ay uygulama süresi öngörüyor ve 2 hafta içinde kanser hücrelerinin üremesinin durmasını bekliyoruz .

Bilmelisiniz ki, bu yazıyla sizden hiçbir beklentim ya da kazancım yoktur. Tek dileğim, hastalıkla başa çıkabilme yollarını geliştirmektir. Siz de eğer çalışmalarımıza ve kendinize bir şans vermek istiyorsanız, tek yapmanız gereken, doktorunuza sorduktan sonra bu kremleri kullanıp, hangi kremi ne sürede ve ne miktarda kullandığınızı aşağıda  oluşturduğumuz forma tıklayarak yazmak.  Ayrıca formda yazacağınız email  adresinize sonuçlarla ilgili bilgilendirme mesajları gönderilecektir.

 

 

HASTA İLK BİLGİ GİRİŞİ İÇİN TIKLAYINIZ.
Hastayla ilgili ilk bilgileri girmek için kullanınız



Lütfen Deri takviye kremi kullanmaya başladıktan bir ay sonra ve tamamen iyileşene kadar her ay bu formu mutlaka doldurunuz.

Sağlıklı mutlu yıllar diliyorum,

 

Mehmet Tutar.  Psikolog

mehmet_tutar@hotmail.com

ÖNEMLİ NOT: Önerdiğimiz çözüm hiçbir şekilde patentli tıbbi bir tedavi olmayıp yalnızca kişisel düşünccedir.

Yorumlar